Ana Sayfa  |    Gelişmiş Arama  |    Gazeteler  |    Yazarlar  |    Editorler  |    İletişim  |    Sitene Ekle
Hava Durumu
İstanbul
Ankara
Döviz Kuru
USD ( $ )1.5022
EURO( € )1.9166
Mehmet Barlas
Yazının kaynağına gitmek için tıklayınız...

Alan da, satan da, yapan da yaptıran da aynı kamu mu?..


En kalıcı ve en kalın "Kırmızı Çizgi "miz, "Devletin Bütünlüğü" değil mi? Kamusal yaşamımız ağırlıklı olarak, bizi bölmeyi hedeflemiş iç ve dış düşmanlara karşı alınan önlemleri tartışarak geçmiyor mu?
Ancak bu "Bölünmüşlük" kavramını soyuta aktararak değerlendirmeyi pek düşünmüyoruz. "Bölünmek" denilince aklımıza ya vatan topraklarının bir bölümünün bizden kopartılması, ya da kardeşin kardeşle kavga eder hale gelmesi tehlikeleri geliyor. Pek azımız devletin (Veya Kamunun) kendi içindeki bölünmüşlüğünün sonuçlarını görmeyi deniyor.
Örneğin alın şu Beykoz'daki "Acarkent" olayını. Bu inşaatlara ruhsat veren de kamu, bu yapımlardan taşınmaz alanlara tapu veren de kamu, sonra bu ruhsatları ve tapuları yok sayan da kamu. Aynı Beykoz'daki yaygın ve yoğun ruhsatsız ve hatta tapusuz yapılanmaya göz yuman yahut bunu görmezden gelen de kamu.
Orman Bakanı Pepe, yıkım kararının sonuçları hakkında "Bu ruhsatı usulsüz olarak veren belediye başkanı ve altında imzası olan bürokratlara rücu edilir" demiş. Peki mülkiyet hakkının yok sayılması ve "Tapu" nun keenlem yekun olması sonunda kamuya karşı doğan güvensizlik konusunda kime rücu edilecek?

TÜRKİYE'DE MALIN...
Ne demiş Osmanlı? Türkiye'de malın, Karadeniz'de gemin, Romanya'da karın olmasın?
Hiç duymadınız mı size daha önceki kuşaklardan kalan bir taşınmazın, "Toplum yararı" gerekçesiyle kamulaştırıldığını. Sonra bu taşınmazın bir özel çıkar grubuna verildiğini ve arkasından bu taşınmazın, hiç kamu yararı bulunmayan bir girişimciye satıldığını?
Bir örnek verelim mi? 1980 yılında, bugünkü Bayrampaşa Cezaevi ile İstanbul Hali'nin arasındaki 500 dönüm arazi, "Sosyal Donatı Alanı"
olması için, kamulaştırılıyor. Yani "Park" yapılması amaçlanıyor. Derken 1984'te plan tadilatı yapılıp, arazi İstanbul Gıda Toptancıları'na tahsis ediliyor. Bu tahsisi yapan Arsa Ofisi, "Bu arazi kamulaştırma amacı dışında kullanılamaz ve üçüncü şahıslara devredilemez" diye şerh de koyuyor.
Taşınmazın ilk sahipleri, kamulaştırmanın iptali için dava açıyorlar. İdare Mahkemesi de, 1993'te "Bu alan sosyal donatı alanı dışında kullanılamaz" diye kamulaştırmayı iptal ediyor. Ama Gıda Toptancıları bu arada 250 dönüm üzerine inşaat yapıyorlar.Sonra da kamulaştırmadan kalan şerhler kaldırılıyor, imar planları değiştiriliyor ve arkasından da arazi, bir şirkete alışveriş merkezi kurulması için satılıyor. Bu konudaki davalar devam ederken de, yeni alıcı inşaata başlıyor bile. Ne dersiniz bu duruma? Tapuyu veren de, alan da kamu değil mi? İmar planı yapan da, park alanı açmak için özel mülkiyeti kamulaştıran da, sonra imar planını değiştiren de, bir ailenin elinden kamu gücüyle alınan toprağın, bir başka kişinin veya ailenin yahut çıkar grubunun eline geçmesini seyreden de kamu değil mi? Hukuki ihtilaflar mahkemeye intikal etmişken, kararı beklemeden inşaata başlayanları seyreden de kamu değil mi?
Bu "Bölünme "nin toplumun hukuka ve adalete güvenini sarsma derecesi, diğer bölünmelerin yarattığı tedirginlikten daha mı az yani?
Acarkent'in yeşili tahrip etmesine takılan Orman Bakanı Pepe, Bayrampaşa'daki Cicoz ve Ferhatpaşa çiftliklerinin park yapılmak gerekçesiyle sahiplerinin elinden alınıp, sonra da bu arazinin birilerine satılması konusunda ne derdi acaba?
Ama pek aldırmayız böyle şeylere. Bir kişinin mülkiyetindeyken "Yeşil alan" olup, başka kişinin eline geçince "İnşaat alanı" olan taşınmazları hiç mi görmedik? Böyle olaylar sonunda siyasetin itibarı yerlerde sürünmüyor mu ve birileri "Demokrasi" denilince bundan "Pasta paylaşımı "nı anlamıyorlar mı?

KUVVETLER AYRILIĞI MI
Hep tekrarlarız... Devlet organlarının uyumunu ve karşılıklı denetimini amaçlayan "Kuvvetler Ayrılığı "nı bile birileri "Bölünme "nin kanıtları gibi gösterip, mesela askere "Kurtar bizi" diye, yasama ve yürütmeye karşı çağrılarda bulunabiliyor. Daha somut bir örnek verelim. Ankara'da Hükümet "Kuzey Irak'taki yönetimle diyalog kurulabilir" diyor. Ama aynı sırada bir Amerikan araştırma ve danışma şirketi olan "Medley Global Advisors", müşterilerine gönderdiği raporda "Washington'da bulunan Orgeneral Büyükanıt, Kuzey Irak'a Türk ordusunun müdahalesi karşılığında, Türkiye'nin İran'a karşı ABD'nin yanında bulunacağına dair siyasi barteri konuşuyor" diye rapor geçiyor.
İşte görüyorsunuz. Bir hafta önce Washington'u ziyaret eden Dışışleri Bakanı Gül de, bu hafta Washington'da bulunan Genelkurmay Başkanı Org. Büyükanıt da aynı devletin fonksiyonerleri. Ama yabancılar bile, buna böyle bakmıyor. Oralı Türkler ise, aynı devletin bir görevlisine, diğer görevlileri şikayet edip, kurtarılmalarını istiyorlar.
//// Alan da, satan da, yapan da yaptıran da aynı kamu mu?.. Haberleri, Alan da, satan da, yapan da yaptıran da aynı kamu mu?.. gazete, Alan da, satan da, yapan da yaptıran da aynı kamu mu?.. Gazeteler, Alan da, satan da, yapan da yaptıran da aynı kamu mu?.. haber , Alan da, satan da, yapan da yaptıran da aynı kamu mu?.. haberi
// 1] 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329
eXTReMe Tracker